Sulak Alanlarda Ekolojik Riskler Çalıştayı • Bildiri Özetleri Kitabı
Konu 10 • Bildiri #22
Antroposen Çağda Su Okuryazarlığı ve Medya: Çevre İletişimi Araştırmalarının Bibliyometrik Haritalandırılması
1 Çanakalle Onsekiz Mart University
* Sorumlu Yazar: asli.soysalesitti@comu.edu.tr
Özet (Türkçe)
Su hem bireysel yaşamın devamlılığı hem de ekolojik dengelerin korunması açısından son derece önemli bir kaynaktır. Günümüz Antroposen çağında insan faaliyetleri ve iklim değişikliği nedeniyle ivme kazanan kuraklık, sulak alan kaybı ve ekolojik yıkımlar ile iklim değişikliği, nüfus artışı ve çevre kirliliği gibi yaşamı tehdit eden gelişmeler, birey ve toplumların suya dair farkındalığını zorunlu kılmaktadır. Bununla birlikte suya ilişkin bilgilerin topluma doğru, anlaşılır ve etkin biçimde iletilmesi, geleneksel bilgi aktarım kanallarının ötesinde bireylerde “su okuryazarlığının” geliştirilmesini gerektirmektedir. Su okuryazarlığı, ekolojik krizlerin sürdürülebilir yönetimi, bireylerin ve toplumların su kaynaklarının ekolojik, sosyo-politik ve etik boyutlarını kavrama yetisi olarak tanımlanmaktadır. Toplumlarda su okuryazarlığı yoluyla günümüzde su kaynaklarının korunması, sürdürülebilir yönetimi ve toplumların suya dair bilinç düzeyinin artırılması hedeflenmektedir. Bu bağlamda medya araçları, bu okuryazarlık sürecinde hem bilgi üreticisi hem de aktarım kanalına dönüşerek bir köprü işlevi görmektedir.
Medyanın haber veya içeriklerde kullandığı dil, görseller ve temalar, izleyicinin suya ilişkin algısını şekillendirmektedir. Yapılan literatür araştırmasına göre, su ile ilgili sorunlar veya su kıtlığı durumları medyada “kriz” veya “felaket” söylemleriyle sunulduğunda toplumsal algı panik temelli bir tepkiye yönelirken; bilimsel temelli haberler su yönetimi stratejilerine dair uzun vadeli bakış geliştirmeyi teşvik etmektedir. Bu bağlamda medya su okuryazarlığının toplumlarda artırılmasında önemli bir çevre iletişimi kanalı konumundadır. Ancak su okuryazarlığı ve medya ilişkisini bütüncül bir bakış açısıyla ele alan literatürün oldukça sınırlı olduğu görülmektedir. Çalışma bu durumu bir araştırma sorunsalı olarak değerlendirmekte, su okuryazarlığı kavramının medya temsil süreçleri ve çevre iletişimi bağlamında nasıl ele alındığını, nicel ve sistemsel bir yaklaşımla haritalandırmayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı, çevre iletişimi ve medya çalışmaları literatüründe su okuryazarlığı odağında üretilen akademik birikimi sistematik bibliyometrik yöntemlerle incelemek, mevcut literatürdeki temel eğilimleri, çalışma alanlarını ve kavramları saptamak ve bu yolla öne çıkan teorik yaklaşımlar ile mevcut literatürdeki araştırma boşluklarını ortaya koymaktır.
Bu çalışmada nicel bir araştırma tekniği olan Sistematik Bibliyometrik Haritalandırma yöntemi benimsenecek, Web of Science (WoS) veri tabanı üzerinden elde edilen veriler araştırma kapsamında ele alınacaktır. Çalışmada sulak alanların korunmasına ilişkin ilk ve en önemli uluslararası sözleşme olan Ramsar Sözleşmesi'nin yürürlüğe girdiği tarih olan 1975 yılı temel alınacak, bu tarihten 2026 yılı Temmuz ayına kadar gerçekleştirilmiş olan bilimsel çalışmalar sistematik olarak haritalandırılacaktır. Bu çalışma aracılığıyla coğrafya ve hidroloji gibi doğa bilimleri ile medya çalışmaları ve gazetecilik gibi sosyal bilimler arasında disiplinler arası güçlü bir köprü kurulması ve çalışmadan elde edilen bulgularla, gelecekteki çevre iletişimi stratejilerine ve sulak alan koruma politikalarına yön verecek kanıta dayalı nicel bir veri haritası sunulması amaçlanmaktadır. Elde edilen bibliyometrik veri seti VOSviewer programı kullanılarak analize tabi tutulacak; temel araştırma alanları, araştırma temaları, anahtar kelime oluşumları (co-occurrence), atıf ağları ve iş birliği haritaları çıkarılarak kavramın tematik kümelenmesi haritalandırılacaktır.
Medyanın haber veya içeriklerde kullandığı dil, görseller ve temalar, izleyicinin suya ilişkin algısını şekillendirmektedir. Yapılan literatür araştırmasına göre, su ile ilgili sorunlar veya su kıtlığı durumları medyada “kriz” veya “felaket” söylemleriyle sunulduğunda toplumsal algı panik temelli bir tepkiye yönelirken; bilimsel temelli haberler su yönetimi stratejilerine dair uzun vadeli bakış geliştirmeyi teşvik etmektedir. Bu bağlamda medya su okuryazarlığının toplumlarda artırılmasında önemli bir çevre iletişimi kanalı konumundadır. Ancak su okuryazarlığı ve medya ilişkisini bütüncül bir bakış açısıyla ele alan literatürün oldukça sınırlı olduğu görülmektedir. Çalışma bu durumu bir araştırma sorunsalı olarak değerlendirmekte, su okuryazarlığı kavramının medya temsil süreçleri ve çevre iletişimi bağlamında nasıl ele alındığını, nicel ve sistemsel bir yaklaşımla haritalandırmayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı, çevre iletişimi ve medya çalışmaları literatüründe su okuryazarlığı odağında üretilen akademik birikimi sistematik bibliyometrik yöntemlerle incelemek, mevcut literatürdeki temel eğilimleri, çalışma alanlarını ve kavramları saptamak ve bu yolla öne çıkan teorik yaklaşımlar ile mevcut literatürdeki araştırma boşluklarını ortaya koymaktır.
Bu çalışmada nicel bir araştırma tekniği olan Sistematik Bibliyometrik Haritalandırma yöntemi benimsenecek, Web of Science (WoS) veri tabanı üzerinden elde edilen veriler araştırma kapsamında ele alınacaktır. Çalışmada sulak alanların korunmasına ilişkin ilk ve en önemli uluslararası sözleşme olan Ramsar Sözleşmesi'nin yürürlüğe girdiği tarih olan 1975 yılı temel alınacak, bu tarihten 2026 yılı Temmuz ayına kadar gerçekleştirilmiş olan bilimsel çalışmalar sistematik olarak haritalandırılacaktır. Bu çalışma aracılığıyla coğrafya ve hidroloji gibi doğa bilimleri ile medya çalışmaları ve gazetecilik gibi sosyal bilimler arasında disiplinler arası güçlü bir köprü kurulması ve çalışmadan elde edilen bulgularla, gelecekteki çevre iletişimi stratejilerine ve sulak alan koruma politikalarına yön verecek kanıta dayalı nicel bir veri haritası sunulması amaçlanmaktadır. Elde edilen bibliyometrik veri seti VOSviewer programı kullanılarak analize tabi tutulacak; temel araştırma alanları, araştırma temaları, anahtar kelime oluşumları (co-occurrence), atıf ağları ve iş birliği haritaları çıkarılarak kavramın tematik kümelenmesi haritalandırılacaktır.
Anahtar Kelimeler: Su Okuryazarlığı, Medya Temsilleri, Çevre İletişimi, Antroposen, Sulak Alan Riskleri, Bibliyometrik Haritalandırma, Çevre Gazeteciliği
Abstract (English)
Water Literacy and Media in the Anthropocene: A Bibliometric Mapping of Environmental Communication Research
Water is a vital resource for both the continuity of individual life and the preservation of ecological balances. In the current Anthropocene era, life-threatening developments, such as drought, wetland loss, and ecological destruction accelerated by human activity, alongside population growth and environmental pollution, make it imperative for individuals and societies to become aware of water-related issues. Consequently, conveying information about water to the public accurately, clearly, and effectively requires fostering “water literacy” among individuals, going beyond traditional channels of information dissemination. Water literacy is defined as the capacity of individuals and societies to comprehend the ecological, socio-political, and ethical dimensions of water resources, as well as the sustainable management of ecological crises. Through water literacy, the aim is to protect water resources, ensure their sustainable management, and raise public awareness regarding water. In this context, media serve as a bridge in the water literacy process, acting as both producers and disseminators of information.
The language, visuals, and themes employed by the media in news reports and content shape the audience's perception of water. Literature reviews indicate that when water-related issues or scarcity are framed in terms of “crisis” or “disaster,” public perception tends toward panic-driven reactions; conversely, science-based reporting fosters a long-term perspective on water management strategies. In this context, the media serve as a vital channel for environmental communication, helping to enhance water literacy within societies. However, the existing literature addressing the relationship between water literacy and the media from a holistic perspective remains quite limited. This study identifies this gap as a research problem and aims to map, using a quantitative and systemic approach, how the concept of water literacy is addressed within the contexts of media representation and environmental communication. In this context, the primary objective of the study is to examine, using systematic bibliometric methods, the body of academic work produced within the literature on environmental communication and media studies that focuses on water literacy; to identify key trends, research areas, and concepts in the existing literature; and thereby to highlight prominent theoretical approaches and research gaps.
This study adopts the Systematic Bibliometric Mapping method, a quantitative research technique, and analyses data obtained from the Web of Science (WoS) database. The study takes 1975, the year the Ramsar Convention (the first and most significant international treaty on wetland conservation) entered into force, as its starting point and systematically maps scientific studies conducted from that date through July 2026. The aim is to establish a strong interdisciplinary bridge between natural sciences (such as geography and hydrology) and social sciences (such as media studies and journalism), and to present an evidence-based quantitative data map that will guide future environmental communication strategies and wetland conservation policies based on the study’s findings. The resulting bibliometric dataset will be analyzed using the VOSviewer software; by generating maps of core research areas, research themes, keyword co-occurrences, citation networks, and collaboration patterns, the thematic clustering of the concept will be visualized.
Water is a vital resource for both the continuity of individual life and the preservation of ecological balances. In the current Anthropocene era, life-threatening developments, such as drought, wetland loss, and ecological destruction accelerated by human activity, alongside population growth and environmental pollution, make it imperative for individuals and societies to become aware of water-related issues. Consequently, conveying information about water to the public accurately, clearly, and effectively requires fostering “water literacy” among individuals, going beyond traditional channels of information dissemination. Water literacy is defined as the capacity of individuals and societies to comprehend the ecological, socio-political, and ethical dimensions of water resources, as well as the sustainable management of ecological crises. Through water literacy, the aim is to protect water resources, ensure their sustainable management, and raise public awareness regarding water. In this context, media serve as a bridge in the water literacy process, acting as both producers and disseminators of information.
The language, visuals, and themes employed by the media in news reports and content shape the audience's perception of water. Literature reviews indicate that when water-related issues or scarcity are framed in terms of “crisis” or “disaster,” public perception tends toward panic-driven reactions; conversely, science-based reporting fosters a long-term perspective on water management strategies. In this context, the media serve as a vital channel for environmental communication, helping to enhance water literacy within societies. However, the existing literature addressing the relationship between water literacy and the media from a holistic perspective remains quite limited. This study identifies this gap as a research problem and aims to map, using a quantitative and systemic approach, how the concept of water literacy is addressed within the contexts of media representation and environmental communication. In this context, the primary objective of the study is to examine, using systematic bibliometric methods, the body of academic work produced within the literature on environmental communication and media studies that focuses on water literacy; to identify key trends, research areas, and concepts in the existing literature; and thereby to highlight prominent theoretical approaches and research gaps.
This study adopts the Systematic Bibliometric Mapping method, a quantitative research technique, and analyses data obtained from the Web of Science (WoS) database. The study takes 1975, the year the Ramsar Convention (the first and most significant international treaty on wetland conservation) entered into force, as its starting point and systematically maps scientific studies conducted from that date through July 2026. The aim is to establish a strong interdisciplinary bridge between natural sciences (such as geography and hydrology) and social sciences (such as media studies and journalism), and to present an evidence-based quantitative data map that will guide future environmental communication strategies and wetland conservation policies based on the study’s findings. The resulting bibliometric dataset will be analyzed using the VOSviewer software; by generating maps of core research areas, research themes, keyword co-occurrences, citation networks, and collaboration patterns, the thematic clustering of the concept will be visualized.
Keywords: Water Literacy, Media Representations, Environmental Communication, Anthropocene, Wetland Risks, Bibliometric Mapping, Environmental Journalism.
Bu Bildiriye Atıf Yapmak İçin (Cite as):
Soysal Eşitti, A. (2026). Antroposen Çağda Su Okuryazarlığı ve Medya: Çevre İletişimi Araştırmalarının Bibliyometrik Haritalandırılması. İçinde: A. E. Erginal (Ed.), Türkiye'de Antroposen Çağında Sulak Alanlarda Ekolojik Riskler Çalıştayı Bildiri Özetleri Kitabı - Konu 10: İklim Değişikliği, Kuraklık ve Ekstrem Olayların Etkileri (s. 8). ÇOMÜ Yayınları. Zenodo DOI: 10.5281/zenodo.XXXXXXX (Zenodo İndeksleme Sürecinde)
Soysal Eşitti, A. (2026). Antroposen Çağda Su Okuryazarlığı ve Medya: Çevre İletişimi Araştırmalarının Bibliyometrik Haritalandırılması. İçinde: A. E. Erginal (Ed.), Türkiye'de Antroposen Çağında Sulak Alanlarda Ekolojik Riskler Çalıştayı Bildiri Özetleri Kitabı - Konu 10: İklim Değişikliği, Kuraklık ve Ekstrem Olayların Etkileri (s. 8). ÇOMÜ Yayınları. Zenodo DOI: 10.5281/zenodo.XXXXXXX (Zenodo İndeksleme Sürecinde)