Sulak Alanlarda Ekolojik Riskler Çalıştayı • Bildiri Özetleri Kitabı Konu 8 • Bildiri #18
KONU 8: Biyoçeşitlilik Kaybı, Habitat Parçalanması ve Ekosistem Bozulmaları Sözlü Bildiri
Sözlü Bildiri BİLDİRİ ID: #18

MANYAS (KUŞ) GÖLÜ SEDİMANLARINDA KARASAL VEJETASYON VE GÖL İÇİ ÜRETKENLİK DEĞİŞİMLERİ: POLEN VE KLOROFİL BOZUNMA ÜRÜNLERİNE DAYALI PALEOEKOLOJİK BİR DEĞERLENDİRME - CHANGES IN TERRESTRIAL VEGETATION AND INTRA-LADEN PRODUCTIVITY IN THE SEDIMENTS OF MANYAS

Şeyda Kartum1*, Ahmet Evren Erginal2

1 Manisa Celal Bayar Üniversitesi

2 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

* Sorumlu Yazar: seyda.kartum@cbu.edu.tr

Özet (Türkçe)
Göl sedimanları, havza ölçeğindeki karasal vejetasyon değişimleri ile sucul sistemdeki biyolojik üretkenlik sinyallerini birlikte saklayan doğal arşivlerdir. Bu çalışmada Manyas (Kuş) Gölü’nde karasal vejetasyonun stratigrafik değişimi ile göl içi üretkenlik/pigment birikimi arasındaki ilişki, polen ve klorofil bozunma ürünleri (CDP) temelinde değerlendirilmiştir. Çalışma, Kartum (2021) doktora tezinde üretilen fakat önceki bildiri eksenlerinden farklı bir araştırma sorusu altında yeniden sentezlenen verilere dayanmaktadır. Veri seti; göl tabanındaki 46 yüzey sedimanı, gölün orta kesiminden alınan 76 cm uzunluğundaki sığ karot ve aynı noktadan alınan 55 cm uzunluğundaki polen karotundan oluşmaktadır. CDP değerleri Lorenzen yöntemine göre spektrofotometrik olarak belirlenmiş; polen örnekleri klasik palinolojik yöntemle hazırlanmış, en az 250 polen ve 50 Lycopodium sporu sayılmış ve diyagram üç yerel polen birikme zonuna ayrılmıştır. Yüzey sedimanlarında CDP 15-249 µg/g arasında değişmiş ve en yüksek değer Sığırcı Deresi ağzındaki 15 numaralı istasyonda belirlenmiştir. Karotta CDP değerleri 3-179 µg/g arasında olup üst 16 cm’de belirgin biçimde yükselmiş, en yüksek değerler üst 8 cm’de görülmüştür. Polen diyagramında odunsu bitkiler tüm kesit boyunca baskın kalmış; Pinus ve Quercus yüzdeleri ters yönlü değişmiş, üst zonlarda Ambrosia, Poaceae ve bazı açıklık/bozulma göstergesi taksonlar belirginleşmiştir. CDP’nin ağır metal, ekolojik risk ve CaCO3 değişkenleriyle anlamlı korelasyon göstermemesi ve faktör analizinde tek başına üçüncü faktörü oluşturması, üretkenlik sinyalinin metal kontaminasyonunun basit bir uzantısı olmadığını göstermektedir. Bulgular, Manyas Gölü’nde karasal vejetasyon ile sucul üretkenliğin günümüze yakın üst sedimanlara doğru birlikte yeniden yapılandığını; ancak bu eşzamanlılığın doğrudan nedensellik olarak değil, arazi kullanımı, akarsu girdileri, göl içi süreçler ve hidroklimatik koşulların bileşik etkisi olarak yorumlanması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Anahtar Kelimeler: Manyas Gölü, polen, klorofil bozunma ürünleri, paleoekoloji, vejetasyon değişimi, göl içi üretkenlik
Abstract (English)
Lake sediments are natural archives that preserve terrestrial vegetation changes in the catchment together with biological productivity signals within the aquatic system. This study evaluates the stratigraphic relationship between terrestrial vegetation and in-lake productivity/pigment accumulation in Lake Manyas (Kuş), based primarily on pollen and chlorophyll degradation products (CDP). The study re-synthesizes data produced in the doctoral dissertation of Kartum (2021) under a research question distinct from the previously developed pollution and paleoclimate outputs. The dataset comprises 46 surface-sediment samples, a 76-cm shallow core from the central lake, and a 55-cm pollen core recovered from the same location. CDP was determined spectrophotometrically following the Lorenzen method. Pollen samples were prepared using conventional palynological procedures; at least 250 pollen grains and 50 Lycopodium spores were counted per level, and the diagram was divided into three local pollen assemblage zones. Surface-sediment CDP ranged from 15 to 249 µg/g, with the maximum at station 15 near the mouth of Sığırcı Stream. Core CDP ranged from 3 to 179 µg/g and increased markedly in the upper 16 cm, reaching the highest values in the uppermost 8 cm. Arboreal pollen remained dominant throughout the sequence; Pinus and Quercus changed inversely, while Ambrosia, Poaceae and several openness/disturbance-related taxa became more evident in the upper zones. CDP showed no significant correlation with heavy metals, ecological-risk variables or CaCO3 and formed an independent third factor in factor analysis. Therefore, the productivity signal cannot be interpreted as a simple extension of metal contamination. The results indicate a coupled reorganization of catchment vegetation and aquatic productivity toward the upper, near-present sediments, but this correspondence should be interpreted as the combined outcome of land use, fluvial inputs, internal lake processes and hydroclimatic variability rather than as direct causation.
Keywords: Lake Manyas, pollen, chlorophyll degradation products, paleoecology, vegetation change, in-lake productivity
Bu Bildiriye Atıf Yapmak İçin (Cite as):
Kartum, Ş. (2026). MANYAS (KUŞ) GÖLÜ SEDİMANLARINDA KARASAL VEJETASYON VE GÖL İÇİ ÜRETKENLİK DEĞİŞİMLERİ: POLEN VE KLOROFİL BOZUNMA ÜRÜNLERİNE DAYALI PALEOEKOLOJİK BİR DEĞERLENDİRME - CHANGES IN TERRESTRIAL VEGETATION AND INTRA-LADEN PRODUCTIVITY IN THE SEDIMENTS OF MANYAS. İçinde: A. E. Erginal (Ed.), Türkiye'de Antroposen Çağında Sulak Alanlarda Ekolojik Riskler Çalıştayı Bildiri Özetleri Kitabı - Konu 8: Biyoçeşitlilik Kaybı, Habitat Parçalanması ve Ekosistem Bozulmaları (s. 8). ÇOMÜ Yayınları. Zenodo DOI: 10.5281/zenodo.XXXXXXX (Zenodo İndeksleme Sürecinde)